Gazap Üzümleri 1940 Film Analizi (John Ford)


Aşağıdaki yazım Atılım Üniversitesi tarafından çıkarılan Atılım haber gazetesi Ocak - Şubat 2014 sayısında yayınlanmıştır.


Gazetenin elektronik haline (sayfa 9) erişmek için bağlantıya tıklayın: 








Sene 1776 iktisatın babası Adam Smith, “Ulusların Zenginliği” kitabını yayınlar ve klasik iktisatın temellerini atar. Smith, toplumsal düzen ve ekonomik dengeyi sağlamanın yolunun her türlü devlet müdahalesini engellemekten geçtiğini söyler kitabında ve çok geniş bir kabul görür klasik iktisatçılarca. Ta ki 1929 krizi çıkana kadar. Dünyada ”Büyük Buhran” adıyla bilinen bu kriz, sonradan anlaşılacaktır ki gelmiş geçmiş en büyük krizdir aslında.

Yıllar geçer krizin üzerinden ama Adam Smith ve klasik iktisatçıların dediği gibi ekonomi kendi kendine dengeye gelememektedir artık. Herkes bir çözüm yolu ararken, 1936 yılında ekonomi tarihinin en önemli çalışmalarından birine imza atar Britanyalı iktisatçı John Maynard Keynes. “İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi” adıyla yayınlar kitabını. Bu kitap bugün bütün üniversitelerimizde okutulan makro iktisat dersinin de temelini oluşturur. 

Keynes kitabında; “Devlet ekonomiye müdahale ederek üretim ve istihdam üzerinde etkili olmalıdır, ancak bu şekilde toparlanma gerçekleşebilir.” diye belirtir. “Bu nedenle devlet etkin bir rol alarak iş döngüsünü stabilize etmelidir.” diyerek de teorisini tamamlar. Edebiyat dünyası ise bu denli büyük bir ekonomik kriz devam ederken, bu duruma daha fazla seyirci kalamaz. John Steinbeck, kriz sırasında yaşanan insanlık  dramını “Gazap Üzümleri” isimli romanında kaleme alır. Kitap ilk baskısını ABD’de 1939 yılında yapar ve yazarına Pulitzer Ödülü kazandırır. 1940 yılına gelindiğinde ise Akira Kurosawa, Ingmar Bergman, Steven Spielberg gibi birçok yönetmeni etkilemiştir roman. Orson Welles’in öğretmeni olarak nitelendirdiği usta yönetmen John Ford, romanı uyarlayıp filmini çeker.

Filmde, kriz sırasında fakirleşen bir ailenin California’ya doğru yola çıkmalarını anlatır. Sonuçta yönetmen ortaya öyle bir film çıkarır ki; film iki dalda Oscar alması ve En İyi Yönetmen Akademi Ödülü’nü kazanmasının yanında, uyarlandığı edebiyat eserinden daha üstün olan, ender Hollywood filmlerinden biri olarak kabul edilir. İşin ilginç yanı; bu fikre, romanın yazarı John Steinbeck de katılır.

Bu arada film, dönemine damgasını vurur. Sovyetler Birliği’nde Stalin’in emriyle, ABD’de ise banka ve tarım şirketlerinin baskısı sonucu yasaklanır. Sebebi ise; filmin sendika yanlısı duruşudur. 

Günümüzde ise; değeri geç de olsa anlaşılır ve roman ABD’de birçok okulda okunması zorunlu kitaplar listesine, film ise Amerikan Film Enstitüsü tarafından “Tüm zamanların en iyi filmleri” arasına alınır. Filmin, ABD dışında gösterilen kopyalarında ise, filmin başına kriz hakkında açıklayıcı bir yazı eklenir, aynen benim bu yazımda eklediğim gibi.

Filmden bir başka anektod ise; halen Hollywood filmlerinde de kullanılan yol kenarlarındaki Route 66 tabelasıdır. Bu tabela; ABD karayolları içindeki bir otoyolun adı olmasının yanında, günlük dilde Amerikan rüyasına giden yol anlamında da kullanılır. Bu deyimin çıkış noktası da kahramanlarımızın Route 66’yı takip ederek umuda yolculuk yapmalarıdır.